Monday, 11 May 2015

Endişe Halleri 1- Anne Rehberi

Bu yazıyı okumaya başladığınıza göre siz de benim gibi içinde "anne", "çocuk" "sendrom", "rehber" ve "yöntem" gibi kelimeler geçen tüm başlıkların devamını okuyan gruptasınız. Hoşgeldiniz. Peki bu tip yazıları okurken benim gibi mucizevi şeyler bulma veya aydınlanma yaşarım umudu taşıyor musunuz? 

Mesela ne zaman uyku ile ilgili yazı okumaya başlasam parmaklarımı şıklattığımda çocuğun uyuduğu bir şeyler diyeceklerini umarım. 

Bu umutlar yemek, tuvalet, sendromlar, okula alışma gibi ana meseleler ve toplu taşımaya geçiş, ev düzeni, huzurlu kahve içme gibi gibi alt meselelerde de senelerdir hiç azalmadı. Hala bir gün elime sihirli değnek verecek bir kitap veya makale bekleyişi içindeyim.

Piyasada olan kitaplar şimdilik böyle bir mucizeye vesile olamadı. Genelde okuyup kenara bıraktım, hayata geçirmedim veya geçiremedim. Zaten bir kaç kitaptan sonra içerikler ve öneriler bezdirici nakaratlara dönüştü.

Bu tip kitaplardan anne adayı veya yeni anne olan arkadaşlarıma her zaman Aletha Solter'in "Bilinçli Bebek" kitabını öneririm. Diğerleri kötü olduğu için değil, okuduklarım içinde en çok aklımda kalan kitap olduğu için. 



Dilay'ı 18 aylık olduğunda, emerek uyuma alışkanlığından vazgeçirmeye bu kitabın heyecanıyla başlamıştım mesela. Okumakta geç kaldığımı hissettiğim, keşke hamileyken okusaydım dediğim kitaptır kendisi. 

Çocuğun gazıyla, uykusuyla, ek gıdasıyla, tuvalet eğitimiyle ilgili yazılmış kitapları bulma açısından çok şanslıyız aslında. Ne mutlu bize. Kitapçı raflarında sıra sıra ciltler, yan yana dizilmişler. Çocukların üzerinde annenin rolü de her kitapta çokça vurgulanır. Hatta öyle ki anne bu sorumluluk hissiyle ne yapacağını şaşırıp, aklına takılan her soruda uzmanlaşacak kadar çok araştırma yapar. Araştırdıkça da paranoyaklaşmaya başlar. Bu tip meselelerde çocuğa nasıl yaklaşmalı, neler yapmalı bolca anlatılır ama anne kendi ruh sağlığını nasıl korumalı, hangi yöntemleri uygulamalı, nereden destek bulmalı gibi konularda kitaplar, makaleler ve uzman görüşlerini ara da bulasın. Annenin üstüne titreme durumları lohusalık döneminde takılıp kalmış gibi. Çocuk az büyüyünce yeniden kül kedisine dönüşme vakti gelir.

Ben bu tip yazılara çok rastlamadım, rastladıklarım da aklımda kalmamış demek. Belki de diğer konular kadar bangır bangır bağırılmamış veya gözümüze sokulmamış. 

Şu başlıklarda bir kitaba rastlasanız tepkiniz ne olurdu acaba?

- Annelerin lüzumsuz endişelerini yenme kılavuzu.
- Sendrom sahibi bebeyle sokağa çıkma rehberi
- Babalar için : Anneleri anlama rehberi (Hediye etmek için)
- Ben yaptım sen yapma ajandası : Bin anneye sorduk ve sizin için derledik
- İl il çocuk doktorları değerlendirmesi
- Çocuğu okula yeni başlayan annelerin felaket senaryoları ve çocuk okuldayken sakin kalma yolları.
....



Takip edenlerin bildiği gibi Dilay iki haftadır kreşe gidiyor. Bir çoğunuzun bilmedigi gibi de aslında okula başlama macerasını ilk defa sekiz ay önce yaşamıştık. O zamana göre şimdiki başlangıç daha kolay oldu. Tabi ki Dilay için değil benim için kolay oldu. Çocuklar için okul seçimi, çocuğun okula alışması için neler yapılabilir gibi yazıları hatırı sayılır miktarda okudum. Ama şimdi farkediyorum da bu süreçte bir yandan çocuğu okula iteleyen diğer yandan endişelerle ezilen anneye destek çıkan yazılar olsaydı da okusaydım, harika olmaz mıydı?

"Tuvalet eğitimi" ve "çocuk bezden kurtulmaya hazır mı" tarzında yazıları da çokça okudum. Bu yazılarda en önemli şeyin, annenin tuvalet eğitimi vermeye hazır olup olmaması denir. Peki sonrası nerede? Nasıl hazırlayacağım kendimi, ne yapacağım, işler ters giderse nasıl sakinleştireceğim kendimi? Bu tip yazılar diğerlerinin yanında devede kulak sanırım.

Şimdi çuvaldızı kendime batıracağım. Benim gibi çocuklarla yapılabilecek etkinlikler, oynanabilecek oyunlar, okunacak kitaplar hakkında yazan anneden öğretmene, yazardan uzmana çokça kişi var ama bu tip etkinliklerde anneye de bakan, bak seni de düşündüm bu da senin için diyen kaç kişi var? Yazının bir yerinde anneyi gören ve göz kırpanlar kulübüne hoş geldiniz. "Mutlu anne mutlu çocuk" denir ya hep.

Bu da Dilay'ın resmindeki mutlu anne ve mutlu çocuk :)

Bu konuyu biraz düşünmeye, araştırmaya, bulduklarımı paylaşmaya niyetlendim.

"Endişe Halleri 2- Eyvah! Ekran bağımlısı yetiştiriyorum" yazısı bugün yarın blogda olacak. :)









7 comments:

  1. Nasıl nasıl nasıl iyi geldi bu yazı anlatamam..diyeceklerim çok aslında ama neresinden başlasam dayazsam, sizi sıkmasam bilemedim :)
    kendi adıma çok teşekkür edeyim o halde bu yazı için :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Valla ben hic sıkılmam, iki anne biraraya gelince sıkıldıgı nerde gorulmus :)

      Delete
  2. Aslında en çok da bu konudaki yazılara ihtiyacımız oluyor :) Çok haklısın!

    ReplyDelete
  3. Canım çok güzel bir yazi olmuş. Eline sağlık :)( babaların anneleri anlama rehberi ne bayildim

    ReplyDelete
  4. Canım çok güzel bir yazi olmuş. Eline sağlık :)( babaların anneleri anlama rehberi ne bayildim

    ReplyDelete
    Replies
    1. Tesekkur ederim :) Rehberi yazmaya basladim :)

      Delete